[Tekil Resim bulunamadı]     Ortaköy, Artvin ilinin Merkez ilçesine bağlı bir köydür. Eski adı Berta’dır.

     Artvin merkezine 45 km uzaklıktadır. Doğu Karadeniz’in Kaçkar Dağları’ndan sonraki en büyük dağ silsilesi Karçal Dağları ile Çoruh Nehri’nn kolu Berta Deresi vadisi arasındaki dağ etekleri ve derin vadilerle kaplıdır. Düzlük alan hemen hemen hiç yoktur.

     Köyün en eski tarihi eserler M.S. 6 ve 7 yüzyıllarda Arap Fetihleri’nden kaçıp Ardanuç’u başkent edinen Gürcü Bagratlı sülalesinin zamanında yapılan kiliseler ve manastırlardır. Bu manastırlarda 10. yüzyılda yazılmış inciller çeşitli müzelerde halen mevcuttur. 16. yüzyılda bölgeyle birlikte Osmanlı egemenliğine giren köy 1878 – 1921 yılları arasında Rus işgali yaşamıştır. Bu tarihler arasında köy nüfusunun önemli bir bölümü İstanbul, Şile ve Bursa’ya göç etmiştir. 1979 yılına kadar nahiye merkezi iken, bu tarihte köy statüsüne indirilmiştir,Köy Nüfusu Ahıska Türklerinden oluşur.

     Köyün yemeklerinden en meşuru etli bir yemek olan lengerdir.Puçuko,dağ pancarı,kuymak,kulek peyniri ve loruda meşurdur.

     Köyün iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir. Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

     Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi yoktur ancak PTT acentesi vardır. Sağlık ocağı vardır ancak sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol stabilize olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.Köyde jandarma karakolu vardır.

     Berta, Ortaköyün eski adı. Aynı zamanda eski nahiye merkezi Ortaköye bağlı köyleri de içine alan bölgenin adıdır. Karçhal Dağı zirvesinin güney etekleri ve bunlar arasındaki derin vadiler ile kuzeydoğu-güneybatı istikametinde akan ve Çoruh Nehrinin bir kolu olan Berta Deresinin vadisi arasındaki Dolishana Hamamlı köyü ile Porta Pırnallı köyü arasındaki bölge olarak tarif edebiliriz.

     Berta isminin kökeninin Prof. Bilge Umar, kitabında Ermenice kale anlamındaki “Pert” ten gelebileceğini iddia ediyorsa da, gürcüce yaşlı ve aynı zamanda keşiş anlamına gelen “beri” kelimesine “ta” çoğul ekinin eklenmesi ile oluşan “yaşlılar, keşişler yeri” kelimesinden gelmiş olması daha mantıklı bir açıklamadır.

     Berta 8. ve 9.yy lardan itibaren önemli Gürcü kültür merkezlerinden biriydi. Tarihi Klarceti bölgesindedir. İslam ordularının Tiflisi ele geçirip Kartli krallığını yıkması üzerine Bagratlı hanedanına mensup I.Aşot Ardanuç kalesini imar edip kendisine başkent yapmış, burada hızla hakimiyetini güçlendirerek Bizans imparatorlarınca Ermeni ve gürcü beylerine verilen “sarayın bekçisi” anlamındaki “kuropalat” ünvanını alan ilk gürcü beyi olmuştur.

     Bölgedeki imar faaliyetlerini desteklemiş, Rahip Grigol Handzta tarafından yapılan manastır inşaatlarına ve eski manastırların restorasyonuna destek vermiştir.Böylece felsefe ve teoloji merkezi haline dönüşen Tao-Klarceti bölgesi “Gürcistanın Sinası” diye ünlenmiştir. Bu manastırlardan Berta Manastırı,Opiza Manastırı,Daba Manastırı,Parehi Manastırı,Handzta Manastırı,Gunatlis Vani Manastırı,Midznazori Manastırı,Tskarostavi Manastırı,Cmerki Manastırı,Dolishana Manastırı Berta bölgesi sınırları içindedir.

     1122 yılında Tiflisin geri alınması ile önemini kaybeden bölgede manastırlar 15.yy a kadar faaliyetlerini sürdürmüşlerdir. 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı sonucunda Rusyaya savaş tazminatı olarak verilen bölge içinde kalan Bertadan da önemli göçler olmuş, İstanbul,Şiledeki Üvezli, Kömürlük, Kervansaray, Bıçkıdere, Oruçoğlu, Ulupelit ve Darlık, Bursadaki Arabayatağı ve Soğukpınar köyleri Bertadan göç eden 93 göçmenleri tarafından kurulmuştur.